eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-rollick f., i. eğlenerek gitmek, neşe ile ilerlemek veya gitmek; i. neşe, keyif, eğlence.
2-rolling i., s. yuvarlanma, yuvarlanış; s. yuvarlanan, inişli yokuşlu; dalgalı; sallanan; devrik (yaka); gürleyen. rolling mill hadde fabrikası, hadde. rolling pin oklava. rolling press ütü makinası. rolling stock lokomotif ve vagonlar.
3-roll f. yuvarlamak; çevirmek, devirmek; top etmek, sarmak; kalın sesle söylemek; açmak, oklava ile açmak; haddeden geçirmek; hızlı hızlı davul çalmak; r harfini şiddetle söylemek; yuvarlanmak, tekerlenmek, yuvarlanıp gitmek, tekerlek üstünde gitmek; dönmek, dolaşmak, deveran etmek; inişli yokuşlu uzanıp gitmek; dalgalanmak; top olmak, sarılmak; gürlemek; oklava ile açılmak; geçip gitmek (zaman). rolled oats yulaf ezmesi.
4-roll i. yuvarlanış, yuvarlayış, tekerleme; devirme, devrilme; silindir, yuvak, merdane; tomar şeklinde şey; liste, defter, sicil, kayıt; top, rulo; bir çeşit küçük ekmek; gümbürtü, gök gürlemesi; kabarıklık; bükülüp tomar haline konabilen tuvalet takımı çantası; geminin sallaması, yalpa; (argo) para tomarı, para; hav. tono; yere indikten sonra uçağın pistte bir müddet gitmesi. roll call yoklama. rolltop desk çubuklardan yapılmış kapağı kıvrılarak açılıp kapanan yazı masası, Amerikan yazıhanesi.
5-roller i. yuvarlanan şey; kumaşın sarıldığı makara, silindir; ufak tekerlek; özellikle fırtınadan sonra sahile çarpan büyük dalga; tıb. sargı. European roller mavi kuzgun, zool. Coracias garrulus. roller bearing mak. makaralı yatak. roller-skating i. tekerlekli patenle kayma. roller towel uçları birbirine dikili ve bir makaraya asılarak kullanılan havlu.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
şüğEng > Tr16:44:50
ALİŞEng > Tr16:44:07
ğıöüçğıöşEng > Tr16:43:00
skullcapEng > Tr15:32:56
force majorEng > Tr12:50:24
forcemajorEng > Tr12:50:16
paskalEng > Tr12:33:59
ilginçTr > Eng02:16:51
womanEng > Tr17:18:17
SCORPION KINGEng > Tr17:08:42
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
persnickety s., k.dili titiz, meraklı, kılı kırk yaran; aşırı dikkat ve ihtimam isteyen....

papa i. baba (bilhassa çocuk dilinde)....

avoir (kıs). avoirdupois....

hoitytoity (s)., ünlem düşüncesiz; kibirli, kendini beğenmiş; ünlem Maşallah ! (hoşnutsuzlukla karışık hayret ünlemi)....

sirrah i., (eski). herif....

dishonesty (i). namussuzluk, şerefsizlik, sahtekârlık....

ptolemy i. Batlamyus (ikinci yüzyılda Mısır'da yaşamış Yunanlı coğrafyacı ve astronom)....

milquetoast i. çekingen kimse, korkak adam, sümsük adam....

redundancy (i.) fazlalık; ağdalı ifade; bir metin içindeki tekrar oranı....

personality kişilik şahsiyet ferdiyet şahıs zat gen çoğ hakaret niteliğinde söz

TürkçeEnglish
koleksiyon a collection (of objects. collection....

lava A general term for molten rock that is extruded onto the surface....

bakirelik maidenhood. virginity....

emtia commodity....

neticelendirmek to conclude. to bring to a conclusion. deduct. knock sth off....

şenlik carnival. festival. festivity. gaiety. gala. merriment. merrymaking. rejoicing. revel. revelry. cheerfulness. festivitie...

jüpon underskirt. petticoat....

suçlandırma accusation....

dalavereci cheat. crafty. trickster. intriguer....

işveli coquettish