| English | Türkçe |
| in locoparentis | Lat. ana veya baba yerinde.... |
|
| sulky | s. küsmüş, aksiliği tutmuş, asık yüzlü, suratlı; kasvetli. sulkily z. asık suratla. sulkiness i. asık suratlılık.... |
|
| grown | (bak.) grow; (s.) yetişmiş, yetişkin, büyümüş grownup (s.) büyümüş. grownup (i.) yetişkin kimse. grownups (i.) yetişkinl... |
|
| canyon, canon | (i). kanyon, sarp kenarları olan vadi, derin vadi.... |
|
| tale | i. hikaye, masal; dedikodu; yalan; eski sayı, toplam. tell tales dedikodu çıkarmak.... |
|
| jute | i. jüt, muhliye, bot. Corchorus capsularis veya Colitorius; hintkeneviri; bu bitkilerden elde edilen elyaf.... |
|
| hypo | i. fotoğrafçılıkta kullanllan sabitleştirici ilâç.... |
|
| terret | (i.) at koşumunda dizginlerin geçirildiği halkaların biri; köpek tasmasındaki halka.... |
|
| surinam | i. Surinam.... |
|
| indochina | Hindiçini Indo chinese' çoğ nese' Hindiçini halkına veya lisanına ait Hindiçini halkından biri Çince Tibetçe dil grubundan biri |
|