| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | trochanter | i., anat. uyluk kemiğinin kalçada olan yumru başı, trokanter, trohanter; zool. böcek bacağının ikinci mafsalı.... |
| | august | (s). muhterem, aziz.... |
| | winterkilled | s. soğuktan kurumuş.... |
| | strategics | i. strateji ilmi, harp ilmi.... |
| | individuate | f. ayırt etmek; fert yapmak. individuation i. fert yapma; fert olma; fertlik.... |
| | chameleon | (i). bukalemun, (zool). Chamaeleon vulgaris; sık sık fikir ve tavır değiştiren kimse.... |
| | foothold | (i). ayak basacak sağlam yer, garantili yer.... |
| | ashore | (z). karaya, karada, kıyıya, kıyıda, karaya oturmuş (gemi).... |
| | consuetude | (i). örf, adet, alışkanlık, itiyat. consuetu'dinary (s). mutat, alışılagelen.... |
| | revocation | müsaade veya imtiyazın geri alınması fesih hükümsüz kılma iptal |
|
|
| Türkçe | English | | cam göz | glass eye.... |
| | caka | splash. show off. swagger. swank.... |
| | Sami | nIIIc: fruit.... |
| | renksiz | colourless. dead. drip. dull. toneless. uncoloured. colorless. pale. nondescript. uninteresting. boring.... |
| | istikraz | anleihe.... |
| | tapyoka | tapioca.... |
| | as | Denoting equality or likeness in kind, degree, or manner; like; similar to; in the same manner with or in which; in acco... |
| | sahne | scenic. stage. set. scene. setting. site. arena. boards.... |
| | danışmanlık | consultancy. counselling.... |
| | emektarlık | veteran service |
|
|
|