 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | stellular | s. yıldızlarla donanmış; küçük yıldız gibi.... |
| | vittles | i., k.dili. veya leh. yiyecek, erzak.... |
| | fast | (s)., (z). çabuk, tez, seri, süratli; ileri;ahlaksız, eğlenceye düşkün; sıkı, sabit, yerinden oynamaz, çıkmaz; sadık; me... |
| | oscillate | f. salınmak, gidip gelmek, saat sarkacı gibi hareket etmek; dalgalanmak, çalkanmak; tereddüt etmek. oscilla'tion i. gid... |
| | glaciation | i. buzul ile kaplanma; buzulun yeryüzünün şeklini değiştirme etkisi.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | duyurmak | announce. notice. broadcast. noise abroad. pronounce. advertise. advertize. annunciate. clarion. give forth. give out. p... |
| | yetişmek | catch. catch up. catch up on. run smb. close. come up with. draw up. equal. grow. hand up. keep up with. overtake. pull ... |
| | massetmek | to suck up. to absorb. to soak up. assimilate.... |
| | kanaat | conviction. feeling. idea. opinion. contentment. satisfaction.... |
| | olefin | A manufactured fiber characterized by its light weight, high strength, and abrasion resistance Olefin is also good at tr... |
|
|
|
 |
|
 |
|