| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | snippy | s., k.dili. ters ve kısa; kibirli, kurumlu; parça halinde olan.... |
| | extragalactic | (s)., (astr). Samanyolu'nun dışında olan.... |
| | tgroup | (i.) insanlar arasındaki ilişkiyi düzeltmeye uğraşan eğitici grup.... |
| | attenuate | (s). ince, zayıf, azalmış, dar.... |
| | consentaneous | (s). aynı fikirde, mutabık.... |
| | adjunct | (i). ilâve, ek, esası teşkil etmeyen kısım; iş arkadaşı, yardımcı, muavin; (gram). başka kelimeleri tanımlamak veya ... |
| | hearten | (f). yüreklendirmek, cesaret vermek, canlandırmak, ihya etmek.... |
| | disk, disc | (i). yassı dairesel cisim, disk, kurs, ağırşak; gramofon plağı. disk harrow keskin çarklarla işleyen çiftçi tırmığı. d... |
| | drumfish | (i)., (zool). Sciaenidae familyasından davul sesi çıkaran bir çeşit balık.... |
| | unsuccessful | başarısız |
|
|
| Türkçe | English | | sana | you.... |
| | gardiyanlık | the work of a guard.... |
| | katetmek | tread. to travel over. to traverse. to cover. to make.... |
| | sıcak harp | shooting war.... |
| | kaçık | fool. crazy. mad. eccentric. abnormal. a run. warped. crooked. no all there. bats. batty. crackbrain. crackers. daft. fe... |
| | disket | flexible disk, floppy, floppy disk, diskette. disk.... |
| | oturum | sessional. sitting. session. hearing. meeting. seance. conclave. court. diet. forum.... |
| | hanımefendilik | being a lady.... |
| | zaaf | infirmity. debility. disability. foible. frailty. weakness.... |
| | Hint kirazı | mango |
|
|
|