 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | there | (z.), (i.), ünlem orada; oraya; o noktada, o derecede; o hususta; (i.) o yer; ünlem İşte ! Alsana ! Gördün mü? (Bu keli... |
| | mischief | i. yaramazlık; haylazlık; haylazca hareket veya tavır; haylaz kimse; zarar, ziyan, hasar; zararlı şey; k.dili şeytan. m... |
| | tout | f., i., k.dili müşteri aramak, simsarlık etmek; oy toplamak; yarış taliminde atları gizlice gözetlemek; bahis tutan kim... |
| | water | f. sulamak; suvarmak, su vermek; harelemek (ipek); su katmak, sulandırmak; sulanmak; su içmek (hayvan), suvarılmak; karş... |
| | poppy | i gelincikgillerden herhangi bir bitki, bot. Papaver; afyon; kızıl renk. opium poppy haşhaş, bot. Papaver somniferum. ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | hidrolik | hydraulic. hydraulics.... |
| | aksi | cantankerous.... |
| | el | angular distance above the horizon. an electric elevated railway. elevation.... |
| | enlem | latitude. parallel. latitude arz derecesi.... |
| | Bolivya | bolivia. bolivian.... |
|
|
|
 |
|
 |
|