eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-resolute s. azimkar, kararlı, sebat ve metanet sahibi, kuvvetli; yiğit, cesur. resolutely z. azimle, kararlı olarak, sebat ve metanetle. resoluteness i. azimkârlık, azim, kararlılık, metanet; yüreklilik; cesaret.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
ilginçEng > Tr10:05:21
özellikleTr > Eng12:36:07
duygusallıkTr > Eng12:27:30
şüğEng > Tr16:44:50
ALİŞEng > Tr16:44:07
ğıöüçğıöşEng > Tr16:43:00
skullcapEng > Tr15:32:56
force majorEng > Tr12:50:24
forcemajorEng > Tr12:50:16
paskalEng > Tr12:33:59
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
hindsight (i). bir şeyin nitelik veya önemini sonradan anlama....

elder i. mürver ağacı, bot. Sambucus nigra. elderberry i. mürver ağacının meyvası. dwarf elder yer mürveri, bot. Sambucus ebu...

crew (i). tayfa, mürettebat; takım; güruh, sürü, kitle, kalabalık. crew cut (ABD). alabrost ıraş, asker tıraşı. crew neck ...

beauty (i). güzellik; güzel bir kimse, güzel kadın. beauty shop, beauty parlor güzellik enstitüsü, kuaför salonu. beauty sleep ...

cf (kıs). carried forward....

controller (i). idare eden kimse veya alet, regülatör; muhasebeci, murakıp, kontrolör bütçeye göre ödeme musaadesi vermeye yetkili...

film (i)., (f). zar; ince örtü, ince tabaka; ince tel, lif; (f). zar veya ince bir örtü ile kaplamak; zar bağlamak. filmines...

centripetal (s). merkezcil, merkeze doğru giden, merkeze yaklaşan. centripetally (z). merkezcil olarak. centro- onek merkez, orta....

sonic s. sesle ilgili; hızı sese yaklaşan. sonic barrier ses duvarı. sonic boom ses duvarını aşan bir uçağın sebep olduğu pa...

striking dikkati çeken göze çarpan strikingly dikkat çekecek surette

TürkçeEnglish
yele mane....

ne what. whatever. whatsoever. how. nor. what. whatever. whatsoever....

lot a large number or amount or extent; 'a batch of letters'; 'a deal of trouble'; 'a lot of money'; 'he made a mint on the ...

giriş ücreti admission fee. entrance fee. admission. charge for admittance. entrance rate. entry / entrance fee. cost of entry. entra...

satış fiyatı sale price. selling price. ask price. public price. selling rate. sales price. asked rate. disposal / sale price. sales ...

lava Molten rock issuing from a volcano or volcanic vent....

plaket plaquette. booklet....

tahriş irritation....

kokoz broke. penniless....

süpürme sweep