| English | Türkçe | | housebroken | s. dışarıda veya belirli bir yerde pislemeye alıştırılmış (köpek, kedi); halim selim, munis.... |
| | embalm | f. tahnitetmek, mumyalamak; hatırında tutmak, anmak; (şiir) rayiha vermek, koku vermek. embalmer i. tahnit eden, mumy... |
| | bundle | i., f. paket, bohça; kundak; yığın; f. toplamak, bohçalamak, kundaklamak, sarıp sarmalamak; acele olarak bir yere gönder... |
| | under | (edat), z., s. altına, altında; -dan aşağı, -dan eksik; aşağısına, aşağısında; himayesinde; hükmünde, emrinde, kumandas... |
| | hyper | önek aşağı, yukarı, haricinde, dışında.... |
| | compress | (f). sıkmak, basmak, tazyik etmek. compressed air sıkıştırılmış hava. compressible (s). sıkıştırılabilir.... |
| | toastmaster | i. ziyafette şerefe içilmesini teklif eden kimse, ziyafet reisi.... |
| | introspect | (f.) kendi düşünce veya hislerini tahlil etmek. introspection (i.) kendi düşünce ve hislerini tetkik ve tahlil etme, ... |
| | verboten | s., Al. yasak.... |
| | saddlebow | eyer kaşı |
|
|