| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | dishabille | (i). ev elbisesi; yarı giyinmiş olma.... |
| | shadowbox | (f.) hayali bir rakip ile idman yapmak.... |
| | hagiolatry | (i.) azizlere tapma.... |
| | astrology | (i). astroloji, muneccimlik ; yıldız falcılığı; (eski zamanda)yıldızlar ilmi. astrolog'ical (s) astrolojiye ait, ast... |
| | forswear | (f). (swore, sworn) bırakmak için yemin etmek; yeminle inkâr etmek, yeminle reddetmek; bırakmak. forswear oneself yalan... |
| | polecat | i. kokarca,Amerika sansarı, kır sansarı,zool. Mustela putorius.... |
| | blizzard | i. tipi, şiddetli kar fırtınası... |
| | tesseract | (i.), (mat.) dört boyutlu küp.... |
| | prime | i. hayatın olgunluk devri; bir şeyin en mükemmel olduğu devir; başlangıç; seçkin şey; mat. asal sayı; dakika için kull... |
| | prothalamium ,mion | nikâh şerefine yazılmış şiir evliliği kutlayan şarkı |
|
|
| Türkçe | English | | kiremitçi | tile maker. tile selling. tile laying. tiling. tile burner. tiler.... |
| | yasaklamak | put one's foot down. put under a ban. put the lid on smth. ban. put a ban on. bar. call off. debar. embargo. enjoin. for... |
| | onaylanmak | to go through.... |
| | tokluk | fullness. being satisfied (with food and drink. ful l ness. glut. satiety.... |
| | moral | Sometimes opposed to material and physical; as, moral pressure or support.... |
| | sallasırt etmek | to shoulder / to hoist sth / sb onto one's shoulder.... |
| | istimlak | expropriation. nationalization.... |
| | gayda | pipe. bagpipes. pipes. bagpipe.... |
| | halt | An issue is halted when it is temporarily halted from trading, usually for 30 minutes, during the time when news from th... |
| | hüzünlenmek | to feel sad to grieve |
|
|
|