 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | ride | f. (-rode, -ridden) i. at veya başka hayvana binmek, arabaya binmek, araba ile gitmek; su üstünde gitmek, yüzmek (gemi... |
| | analogous | (s). benzer, paralel, muvazi; (biyol). kuş ve böcek kanatları gibi aynı vazifeyi gören analogously (z). benzer şek... |
| | highroad | (i). anayol, cadde, şose, geniş yol.... |
| | caduceus | (i). (çog caducei) Yunan mabudu Hermes'in tanrıların habercisi olarak elinde taşıdığı asa; tıp ilminin sembolü olarak ku... |
| | steamship | i. vapur.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | gelme | coming. concourse. arriving.... |
| | kurallı | sth which conforms to a rule regular.... |
| | ürkme | wince.... |
| | magma | Molten rock beneath the surface of the earth.... |
| | ızdırap | affliction. suffering. distress. pain. agony. anguish. hurt. misery. sting. torture.... |
|
|
|
 |
|
 |
|