| English | Türkçe | | capital | (i)., (s). başşehir, başkent; büyük harf, majüskül; mal. sermaye, anamal, kapital; sütun başı; (s). sermayeye ait; belli... |
| | slot | i. geyik izi.... |
| | pence | bak. penny.... |
| | conversant | (s)., with (ile). aşina olan, erbap, yakından bilen, iyi bilen.... |
| | crosspiece | (i). birbirini çaprazlama kesen herhangi bir şey.... |
| | oyer | i., huk. mahkemeye sunulan belge. oyer and terminer A.B.D. ağır ceza mahkemesi; ing. bir çeşit geçici mahkeme.... |
| | shipwright | (i). tersane işçisi.... |
| | appear | (f). gözükmek, görünmek; belirmek ; meydana çıkmak, zuhur etmek; aşikâr olmak, belli olmak; bizzat veya vekil vasıt... |
| | formation | (i). şekil verme, düzenleme; tertip; oluş, teşekkül, formasyon; (ask). birlik; (ask). düzen; (jeol). oluşum.... |
| | choric | koroya ait koro için |
|
|