| English | Türkçe |
| pnompenh | i. PnomPenh, Kamboçya'nın başkenti.... |
|
| settling | (i.) yerleşme; halletme; (çoğ.) tortu, posa.... |
|
| ventilate | f. hava vermek, havalandırmak; açığa vurmak, ilan etmek. ventilating fan vantilatör, fırıldaklı yelpaze. ventila'tion i... |
|
| tarot | i. eski zaman iskambil kâğıdı.... |
|
| mercerize | f. pamuklu kumaşları boyamaya hazırlamak için bunları alkaliye batırmak; parlaklık vermek suretiyle kumaşı ipeğe benze... |
|
| ian | sonek özgü: amphibian, Smithsonian.... |
|
| cotangent | (i)., (mat). tümey teğet.... |
|
| knacker | i. sakat at alıp kesen ve hayvan maması olarak satan kasap; eski ev veya gemileri malzemesi için satın alan kimse; yı... |
|
| simulacrum | i. (çoğ. -cra) suret, hayal; hafif benzeyiş, taklit.... |
|
| dynamotor | elek direkt akımın voltajını değiştiren alet |
|