 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | necking | i. A.B.D., (argo) sevişirken kucaklaşıp öpüşme.... |
| | sun | i., f (-ned, -ning) güneş; güneş ışığı; güneşli yer; gün, gündoğumu; (şiir) yıl, sene; şaşaalı şey; peykleri olan yıldı... |
| | evil | (s.), (i.) günahkar, fena, kötü, kem; keder verici; (i.) günah, şer, fenalık, kötülük, zarar,bela, dert. evildoer (i.) k... |
| | turnabout | i. atlıkarınca; aksi yöne veya fikre dönüş.... |
| | dumpling | (i). bir çeşit meyvalı hamur tatlısı; kaynar çorba içinde pişen küçük hamur parçası; (k.dili) kısa boylu ve tombul ki... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|