| English | Türkçe | | potion | i. ilâç dozu, bir defada verilen ilaç veya zehir; iksir.... |
| | hoot | f., i. ötmek (baykuş), baykuş gibi ötmek; yuha çekmek; i. baykuş sesi; bağırma; yuhalama; İng., argo güldürücü şey. ho... |
| | burlesque | s., i., f. hicvederek güldüren; gülünç, komik; i. hicviye, taşlama; f. hicvetmek, alaya almak, taklidini yapmak. burlesq... |
| | bracken | i. bir çeşit büyük eğreltiotu, bot. Pteridium aquilinum.... |
| | cable | (i). kablo; (den). gomene, palamar, telgraf. cable car teleferik; kablo ile çekilen araba.... |
| | unguis | i. (çoğ. ungues) tırnak; pençe, toynak; bot. petalin tırnağa benzer kaidesi.... |
| | speedboat | i. sürat motoru.... |
| | mutant | s., i. değişken; biyol. genleri değişmiş, mutasyona uğramış; i. mutasyona uğramış hayvan veya bitki.... |
| | missionary | i. misyoner .... |
| | taxonomy | sınıflandırma ilmi |
|
|