| English | Türkçe | | distort | (f). eğri büğrü etmek, çarpıtmak, biçimini bozmak, kırmak, bükmek; tahrif etmek, olduğundan başka anlam vermek; azdırma... |
| | imperial | s., i. imparatora veya imparatorluga ait; imparatora yakışır, şahane; ingiliz ölçü standartlanna uygun; i. keçi sakalı... |
| | eject | (f). ani bir şekilde dışarı atmak, çıkarmak, fışkırtmak; defetmek, kovmak, azletmek. ejection (i). çıkarma, çıkarılan ş... |
| | gold coast | Afrika'da Altın Kıyısı .... |
| | saltpeter , ing petre | i. güherçile.... |
| | duodecimal | (s)., (i). on iki veya on ikinciye ait, on ikişer on ikişer; (i). on ikide bir kısım; (çoğ.), (mat.) on iki üzerine ku... |
| | intendant | (i.) idare memuru. intendancy (i.) memuriyet.... |
| | beach | (i)., (f). kumsal, plaj, sahil; (f)., den karaya çekmek, sahile çekmek (gemiyi). beach buggy A.B.D. kum üzerinde sürül... |
| | grapefruit | (i.) greypfurt, greyfurt, kızmemesi, altıntop, (bot.) Citrus paradisi.... |
| | pfc. | kıs ask Private first class |
|
|