| English | Türkçe | | out | önek fazlasıyle, (öbüründen) daha iyi, daha çok: outstay, outbid outdrink.... |
| | horseradish | i. yabanturpu, bayırturpu, yabani lahana, acırga, karaturp, bot. Armoracia lapathifolia. horseradish tree banağacı, bo... |
| | spavin | i, bayt. at ayağının oynak yerinin şişmesi. spavined s. oynak yeri şişmiş (at ayağı).... |
| | biodegradable | s. bakterilerle ayrışabilen.... |
| | backbreaking | (s). bedenen yorucu , yıpratıcı.... |
| | dogmatize | (f). kesin olarak fikrini söylemek veya yazmak; kestirip atmak, tartışmaya meydan vermemek.... |
| | makebelieve | i., s. yalandan inanma; s. sahte, samimi olmayan, sahtekâr.... |
| | pleasant | s. hoş, güzel latif, gökçe, tatlı, memnuniyet verici. pleasantly z. hoşa gider bir şekilde. pleasantness i. memnuniyet... |
| | unyeaned | s. doğmamış (koyun, keçi).... |
| | gung ho | ABD argo hevesli çok istekli |
|
|