| English | Türkçe | | amends | (i)., (çoğ). tazminat. make amends for özür dilemek; af dilemek; kusurunu düzeltmek.... |
| | resentment | i. kızma, gücenme, darılma, içerleme.... |
| | nostalgia | (i.) özlem; vatan hasreti, sıla hastalığı. nostalgic (s.) vatan hasreti kabilinden.... |
| | refer | (f.) vermek, isnat etmek, hamletmek; göndermek, havale etmek, müracaat etmek; işaret etmek, ima etmek; bakmak, danışma... |
| | snuff | i., f. burunotu enfiye; f. enfiye çekmek. up to snuff k.dili. umulduğu kadar; kurnaz, kolay aldanmaz, açıkgöz.... |
| | order | f. emir vermek, emretmek, buyurmak; ısmarlamak, sipariş etmek; düzenlemek, sıraya koymak, tertip etmek. order around em... |
| | casuist | (i). ahlâk meseleleriyle ugraşan kimse. ahlâk kurallarını kendi isteğine göre yorumlamaya gayret eden kimse. casuis'tic... |
| | heather | (i). süpürgeotuna benzer bir çalı, (bot). Calluna vulgaris; koyu kırmızı renk. bell heather kara süpurgeotu, (bot). Er... |
| | rumen | i. (çoğ. rumina) zool. işkembe; gevişgetirenlerin çiğnediği şey.... |
| | maroon | kestane rengi maron |
|
|