| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | succotash | i. fasulye ve mısır haşlaması.... |
| | doldrums | (i). okyanusun rüzgârların hafif ve sakin olduğu ekvatora yakın kısımları; iş ve sanat gibi çevrelerde durgunluk, süku... |
| | oscitant | s. ağzı açık, esneyen; uyuşuk, uykusu gelmiş. oscitancy, oscitance i. esneme; uyuşukluk, tembellik.... |
| | compound | (i). içinde binalar bulunan etrafı duvarla çevrili arazi.... |
| | interstellar | (s.) yıldızlar arasında vaki olan, yıldızlar arasındaki mesafelere ait.... |
| | gasman | i., havagazı memuru.... |
| | practice | İng. practise f. fiilen icra etmek, yapmak; çalışmak; uygulamak, tatbik etmek; bir meslekte çalışmak; pratik yapmak,... |
| | impediment | i. engel, mani; huk. evlenmeye mani sebep; pelteklik. impedimen'tal s. engel kabilinden, mâni olan.... |
| | tribasic | s., kim. üç bazlı.... |
| | o | ünlem 0! Ya hayret ve şaşkınlık ifadesi |
|
|
| Türkçe | English | | erimek | dissolve. melt. pine. resolve. thaw. to melt. to thaw. to dissolve. to fuse. to waste away. to pine away.... |
| | tertipli | organized. orderly. tidy. shipshape.... |
| | deri | coriaceous. cutaneous. skin. derm. leather. hide. fell. integument. rind.... |
| | yakin | Its head and neck resemble those of the ox, and its tail is like that of the goat.... |
| | birlikte | joint. co. in collaboration with. in concur with. unisonous. together. as one man. jointly. in common. as well as. co-. ... |
| | onu | Optical Node Unit.... |
| | nadir | rare. unusual. exceptional. few and far between. infrequent. scarce. uncommon. unwonted.... |
| | azıcık | a little. few. sprinkle of. bare. fractional. slight. slim. spot of. sprinkling of. thimbleful. little. a little. only j... |
| | aleni | public. declared.... |
| | paylaşılmak | to be shared |
|
|
|