 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | rest | i., the (ile) kalan miktar, kalanlar, geri kalan kısım. all the rest kalanların hepsi. as for the rest kalanına gelinc... |
| | peer | i. akran, küfüv, emsal; kanun önünde aynı haklara sahip olan kimse; ingiliz asılzadesi.... |
| | cleaner | (i). temizleyici; silgi. dry cleaner kuru temizleyici. vacuum cleaner elektrik süpürgesi.... |
| | ozocerite | i., min. yermumu, taşıl mum, ozokerit.... |
| | amalgam | (i). malgama, cıva ile başka bir madenin karışımı; karışım, mahlut; iki şeyin birbirine karışması.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | eli hafif | light fingered.... |
| | lava | Molten rock solidified on the Earth's surface. n fluid, molten rock that issues forth onto the Earth's surface as from a... |
| | gizli dernek | secret society.... |
| | askeri | martial.... |
| | yer | ground. earth. landmark. locality. location. place. point. position. room. seat. site. situation. space. spot. stand. st... |
|
|
|
 |
|
 |
|