| English | Türkçe | | steely | s. çelikten yapılmış, içinde çelik bulunan; çelik gibi, sert. steeliness i. sertlik.... |
| | anterior | (s). evvelki, önceki, mukaddem , eski; ilerde, önde; (biyol). ön, öndeki, ön tarafta bulunan.... |
| | mantelet | i. kısa manto; topçuları muhafazaya mahsus top kalkanı.... |
| | sipper | i. yudumlayan kimse veya şey: cam veya plastikten yapılmış eğri kamış.... |
| | immanent | s. fels. her yerde mevcut, hazır ve nazır; dahili, batıni. immanence i. her yerde var olma, içte baki olma.... |
| | poesy | i. i. şiir sanatı, şairlik;şiirler.... |
| | cretaceous | (s). tebeşirli, tebeşirle dolu; (jeol). ikinci zamanın son kısmı, kretas.... |
| | sinew | i., f. veter, kiriş; gen. çoğ. kuvvet, enerji; kuvvet ve kudret verici şey; f. kirişle kuvvetlendirmek. the sinews of ... |
| | prothesis | i., dilb. öntüreme, kelimenin başına bir ses veya hece ilavesi; Ortodoks kilisesinde Aşai Rabbaniyi hazırlama.... |
| | unbosom | ifşa etmek açığa vurmak itiraf etmek içini boşaltmak |
|
|