 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | interface | (i.) iki cisim arasındaki ortak yüzey, arayüz.... |
| | washedup | s., (argo) yıldızı sönmüş, bitmiş; k.dili. bitkin düşmüş.... |
| | thrust | f. (thrust) i. itmek, dürtmek, zorla kakarak sürmek; süngülemek, saplamak; lafı kesmek; i. dürtme, itme; hamle; bıçak ... |
| | absolutist | (i). kralların kayıtsız şartsız hakimiyeti taraftarı, mutlakıyetci.... |
| | blinker | i. ışıklı sinyal verirken kullanılan alet, flaş lambası; atların arkalarını veya yanlarını görmelerini önlemek için takı... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | print | A command to the computer that tells it to display something on the screen or print it out on a printer.... |
| | çıkartmak | eject. strike out. to have sth removed. to have sth taken out. to have sth extracted / omitted. to remove. to expel. to ... |
| | takdir etmek | to estimate. to appreciate. to recognize the worth / merit / importance of sb / sth. to understand fully. to approve. to... |
| | bahtiyarlık | happiness. prosperity. good fortune.... |
| | poker | The poachard.... |
|
|
|
 |
|
 |
|