| English | Türkçe |
| bard | (i)., ing. fırında pişerken kurumasın diye rostonun üstüne konulan yağlı et.... |
|
| nourish | (f.) beslemek, gıda vermek; destek olmak, bakmak, büyütmek. nourish false hopes gerçekleşemeyecek ümitler beslemek.... |
|
| uncounted | s. sayılmamış; sayıya gelmez, hesapsız.... |
|
| astern | (z).den geriye, gerisinde, arkaya, geminin gerisinde kalmak, geride bulunmak.go astern geri gitmek (gemi), tornistan etm... |
|
| tutty | i. bir çeşit çinko oksit.... |
|
| theosophy | (i.) teosofi, bireyle Allah veya melekler arasında doğrudan bağlantı kurmayı amaçlayan dini sistem; Budist ve Brahman s... |
|
| swounds | (ünlem), (eski), kıs. Gods wounds Vay canına !... |
|
| wavelength | i. dalga uzunluğu, dalga boyu.... |
|
| silkscreenprocess | ipek kumaşla yapılan bir çeşit basma tarzı.... |
|
| titrate | kim titre etmek titra'tion titre titrasyon |
|