eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-plant i. bitki, ot; fabrika, atelye; bir kurumun malı olan bina veya arazi; demir baş; teçhizat; (argo) hile oyun, tuzak; şakşakçı; seyircilerin arasında oturup rol ya- pan oyuncu; hikâyede sonradan etkisini gösteren belirsiz bir kısım. plant louse yaprak biti; bitkilere musallat olan bit., zool. Chermus sensitive plant kuseğen, küstümotu, bot. Mimosa pudica.
2-plant f. dikmek, ekmek; kurmak, tesis etmek; tohumlarını atmak (fikir); denize balık tohumu ekmek; bahçe yapmak; mevzilendirmek; iskân etmek, yerleştirmek; (argo) aşketmek, indirmek, yapıştırmak (tokat); yutturmak. plant oneself dikilmek. plant out fideleri saksı veya limonluktan çıkararak toprağa dikmek.
3-plantain i. bir çeşit müz., bot. Musa paradisiaca; bunun pişirilerek yenen meyvası.
4-plantation i. koru, fidanlık; büyük çiftlik, geniş tarla, ekim alanı; istiridye yatağı; ekim.
5-planter i. ekici, ziraatçı; tohum serpme makinası; büyük çiftlik sahibi; sömürge kurucusu .
6-plantigrade s., i., zool. insan ve ayı gibi butun tabanına basarak yuruyen; i. tabanına ağırlık vererek yurüyen hayvan.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
uzatmakTr > Eng16:33:09
işbirliğiTr > Eng16:29:37
possibleEng > Tr16:27:04
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
fare (i). yol parası, bilet ücreti; navlun; yolcu, kayık veya araba yolcusu; yiyecek. bill offare yemek listesi. full fare ta...

usual s. mutat, alışılmış, olağan, herzamanki. as usual âdet üzere, her zamanki gibi. It is usual to do so Böyle yapmak adet...

attract (f). çekmek, cezbetmek attractile (s). çekici, cazip attractive (s). cazibeli, cazip, ,cekici, alımlı. attractively ...

spica i. başak; tıb. ,'8'' şeklinde bir sargı tipi Spica Virginis astr Basakçı yıldızı....

borate i., kim. borat....

bedight (f).(eski) donatmak, süslemek, tezyin etmek....

andaman sea Andaman Denizi....

elan i. şevk, canlılık, ateşlilik; hamle, davranma....

pontic bak. Pontus....

recency yenilik yeni vuku bulma

TürkçeEnglish
elektronik electronics....

kaymak cream. glide. lay. slide. slip. slither. clotted cream....

hidrostatik hydrostatics....

yerleşim residential....

Cebrail holy- ghost....

çerçilik street industry....

vakvak duck ördek. quack....

kıskanç envious. jealous....

re Religious Education....

kısmetli fortunate lucky