| English | Türkçe |
| barb | argo, (bak). barbiturate.... |
|
| incomer | i. içeri gelen kimse veya sey; muhacir.... |
|
| inventive | (s.) yaratıcı, buluşları olan; icat etmekle ilgili, hünerli. inventiveness (i.) icat kabiliyeti, yaratıcılık.... |
|
| hybrid | i., s. melez hayvan veya bitki; iki ayrı dilden alınmış kelimelerle yapılan bileşik kelime; s. melez, karışık. hybridism... |
|
| sir | i. efendim, beyefendi: b.h. bir asalet ünvanı, sör.... |
|
| card | (i). kart, posta kartı; tebrik kartı; kartvizit; üyelik kartı; giriş kartı; program; iskambil kağıdı; (çoğ). kâğıt oyunl... |
|
| disturb | (f). kanştırmak, altüst etmek, düzenini bozmak; rahatsız etmek, taciz etmek, tedirgin etmek; endişelendirmek, müteessir... |
|
| gin | i., f. (ned,ning) çiğidi pamuktan ayıran makina, çırçır; mak. makara; maçuna; tuzak; f. pamuk çekirdeklerini çıkarmak; ... |
|
| shoulder | (i)., (f ).omuz; destek olan şey; omuza benzer çıkıntı; kürek eti; dağ yamacı; sırt; (ask). tabya siperinin koltuğu; b... |
|
| scopy | sonek gözlem müşahede bakış |
|