eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-place f. koymak, bir yere koymak, yerleştirmek; bir memuriyete veya işe koymak; vermek, yatırmak (para); atamak, tayin etmek; çıkarmak, tanımak; koşuda ikinci gelmek;( spor) birinci, ikinci veya üçüncü gelmek; derece almak; bırakmak; sınıflandır- mak. place a bet bahse girmek. place an order sipariş vermek, ısmarlamak.
2-placer i. derece veya yer alan şey veya kimse.
3-placebo i. (çoğ. -bos, -boes) hastaya ilâç diye verilen tesirsiz madde.
4-placement i. koyma, yerleştirme.
5-placenta i., anat. meşime, son, plasenta; zool. etene; bot. bitki tohumunu etrafındaki zarfa bağlayan kısım. placental s. plasentaya ait.
6-placer i. nehir sularının getirdiği altınla karışık aluvyon. placer mining böyle birikintiden altın ayırma işlemi.
7-placet i., Lat. kabul, tasvip, tensip; olumlu oy.
8-place i. yer, mevki, mahal, mekân, mevzi; küçük sokak veya meydan; semt, şehir, kasaba; ev; mat. hane; mevki, memuriyet, görev, vazife. place card davetlilerin sofradaki yerlerini gösteren kart. place in the sun iyi durum. place kick (spor) saha üzerine konulmuş olan topa vuruş. give place to öncelik tanımak; yer vermek. go places ( argo) başarıya ulaşmak. high places yüksek. out of place yersiz, münasebeti olmayan. take place vaki olmak, meydana gelmek.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
uzatmakTr > Eng16:33:09
işbirliğiTr > Eng16:29:37
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
mesh f. ağ. ile tutmak, tuzağa düşürmek; çark dişlerini birbirine geçirmek....

staid s. temkinli, ağırbaşlı, vakarlı; sabit....

hind (kıs). Hindi, Hindustan....

tortoiseshell i. çilli evcil kedi, üç renkli dişi kedi....

hypnic s. uyku verici....

salvable s. kurtarılabilir....

whiteout i., meteor. kutup bölgelerinde kar örtüsü ile bulutların birbirine karışmasından doğan beyazlık....

intercalate (f.) araya sokmak, araya ilâve etmek; takvime gün veya ay ilave etmek ....

opening i. kapı; açma, açış; açıklık, delik; başlangıç; açılış; fırsat; satrançta açış. open market serbest piyasa....

enforce mecbur etmek icbar etmek zorla almak veya yaptırmak uygulamak tatbik etmek yerine getirmek yürütmek kuvvetlendirmek enforceable uygulanabilir tatbik edilebilir enforcement uygulama tatbik law enforcement officer polis

TürkçeEnglish
pergola pergola....

sual frage. anfrage....

hafif yemek light meal....

ebe midwife. it....

bat Bay Area Theatre CAT: Chicago Area Theatre Chicago Showcase CORST: Council on Resident Stock Theatres COST: Council on S...

karafatma cockroach....

ben beauty spot. mole. ego. i. myself. me....

zevcelik wifehood....

açık pazar open market. overt market....

koordinasyon coordination posdcorb planning organising staff