| English | Türkçe | | synonym | i. eşanlam, anlamdaş kelime. synonym'ic s. anlamdaş, eşanlamlı.... |
| | done | (bak). do; (s). tamamlanmış, bitmiş; iyi pişmiş (yemek). done brown iyi kızarmış (et, ekmek). done for mahvolmuş, bitk... |
| | selfcontained | s. düşüncelerini başkasına söylemeyen, ağzı sıkı; kendine hakim olan; kendi kendine yeten; gerekli kısımları kapsayan.... |
| | faltboat | (i). portatif bot.... |
| | intractable | (s.) inatçı, serkeş; kolay kontrol edilemeyen, yola getirilemeyen. intractabil'ity, intractableness (i.) kolaylıkla yo... |
| | taeniacide | bak. teniacide.... |
| | script | i. el yazısı; matb. el yazısı gibi basma harf; konuşmacının elindeki notlar; huk. senet, hüccet; alfabe, yazı düzeni.... |
| | chaffer | (i)., (f). pazarlık, çekişme; (f). pazarlık etmek, çekişmek; alışverişte bulunmak, trampa etmek.... |
| | chloral | (i)., (kim). kloralhidrat.... |
| | bedraggle | kirletmek bulaştırmak ıslatmak |
|
|