| English | Türkçe | | dent | (i). tarak veya vites dişi.... |
| | bill | i., f. gaga, ağız; f. gagalarım birbirine sürterek sevişmek, koklaşmak. bill and coo sevişip koklaşmak.... |
| | pigeon | i. güvercin, zool. Columbidae; kumru; (argo) kolay aldanan kimse. carrier pigeon, homing pigeon posta güvercini. clay... |
| | lengthwise | , -ways z., s. uzunluğuna.... |
| | baffling | (s). şaşırtıcı, aldatıcı, durmadan değişen. baffling winds den. kararsız rüzgarlar. bafflingly (z). şaşırtıcı durumda .... |
| | we | zam. biz, bak. I.... |
| | eternal | (s.), (i.) ebedi ve ezeli, başı ve sonu olmayan; daimi, baki, ölümsüz; (i.), (b.h.) ebedi varlık, Tanrı, Allah. the Eter... |
| | swill | f., i. çok içmek, arzu ile içmek; i. domuz yemi; sulu yem, yal; çerçöp; (argo) bir yudumda içilen içki.... |
| | reconnoiter, (ıng.) tre | (f.), (i.) araştırma yapmak, incelemek, tetkikte bulunmak; (i.) araştırma, inceleme, tetkik.... |
| | swallowwort | kırlangıç otu bot Cynanchum vincetoxicum |
|
|