| English | Türkçe |
| cable | (i). kablo; (den). gomene, palamar, telgraf. cable car teleferik; kablo ile çekilen araba.... |
|
| bead | (i)., (f). boncuk, tane (tespih); coğ tespih, kolye; hava kabarcığı; arpacık; (f). boncukla süslemek; boncuk dizmek. bea... |
|
| hogfish | (i). baş kısmı domuza benzeyen bir balık.... |
|
| foible | (i). zaaf, kusur; delilik; merak; kılıcın ortasıyla ucu arasındaki kısım.... |
|
| swatch | i. örnek kumaş parçası.... |
|
| hardhearted | (s.) katı yürekli, kalpsiz, merhametsiz.... |
|
| playhouse | i. tiyatro; çocukların içinde oynadıkları kuçük ev... |
|
| conversion table | (mat). eş değerleri gösteren cetvel.... |
|
| truncate | f., s.ucunu veya tepesini kesmek; s. tepesi kesik; bot. tepesi kesik gibi (yaprak), güdük. truncated s. kesik yassı. tru... |
|
| walnut | ceviz ceviz ağacı bot Juglans cevizin kerestesi ceviz rengi black walnut kara ceviz bot Juglans nigra English walnut adi ceviz bot Juglans regia |
|