| English | Türkçe |
| sympathize | f. başkalarının hislerine katılmak, halden anlamak; yakınlık duymak; aynı şeyi hissetmek; başsağlığı dilemek.... |
|
| forfeiture | (i). ceza olarak kaybetme.... |
|
| monologue | i. monolog.... |
|
| nucleolus | (i.) (çoğ. li) çekirdecik.... |
|
| carburettor | (ing). carburettor (i). karbüratör. carburetor nozzle karböratür memesi.... |
|
| splitting | s. keskin, şiddetli. splitting headache şiddetli baş ağrısı.... |
|
| chaeta | (i)., (coğ -tae).,(zool). kıl, diken.... |
|
| waffle | f., (argo) anlamsız konuşmak; kararsız olmak.... |
|
| lumber | i., f., ing. kalabalık eden ve kullanılmayan eşya; f. lüzumsuz eşya ile doldurmak.lumber room ing. sandık odası.... |
|
| graze | sıyırıp geçmek sıyırmak sıyrılmak sürtünüp berelenmek sıyrık bere |
|