| English | Türkçe |
| natal | s. doğuşa ait, doğuş gününe ait; (şiir) doğuş yerine ait. natal day doğuş günü. natal star astrol. insanın altında do... |
|
| princely | s. prense ait; prense yakışır, asil, soylu; hatırı sayılır, cömert, princeliness i. prens gibi olma, prens tavrı; soyl... |
|
| oldfashioned | s. eski moda, modası geçmiş.... |
|
| knockkneed | (s.) çarpık bacaklı, yürürken dizleri birbirine dokunan.... |
|
| dome | (i)., (f)., (mim). kubbe; kubbe biçimindeki tabii oluşum; (argo). başın üst kısmı, tepe; (f). kubbe ile örtmek; kubbe ş... |
|
| rough-and-ready | s. kaba fakat gayretli ve elinden iş gelir.... |
|
| highspirited | (s). cesur; canlı, oynak (at).... |
|
| arboreous | (s), ağaç gibi; ağaçlı ağaçlık,... |
|
| excurrent | (s.) dışarı akan; (bot.) ana gövdesi uzamış olan; fizyol kalpten akan (kan ).... |
|
| unmake | made bozmak eski haline getirmek değiştirmek parçalamak harap etmek |
|