| English | Türkçe | | bundle | i., f. paket, bohça; kundak; yığın; f. toplamak, bohçalamak, kundaklamak, sarıp sarmalamak; acele olarak bir yere gönder... |
| | pent | bak. pen. s. kapatılmış. pent up bir yere kapatılmış, hapsedilmiş; kapanık; dışarı vurmayan.... |
| | boxer | i. bir cins köpek, bokser.... |
| | op | kıs. opera, operation, opposite, opus.... |
| | conduetivity | (i). iletkenlik.... |
| | diesel engine, diesel motor | Dizel motoru.... |
| | transcaucasia | i. Kafkasların güneyinde Azerbeycan, Gürcistan ve Ermenistan'ı içine alan bölge.... |
| | whether | (bağlaç) olup olmadığını; olursa; ise de. I do not know whether he will be here Burada olup olmayacağını bilmiyorum .... |
| | disdain | (i)., (f). küçük görme, tepeden bakma, hor görme; kibir, gurur; (f). tenezzül etmemek, hakir görmek, hor görmek. disda... |
| | convertible | değiştirilebilen herhangi bir şey üstü açılıp kapanabilen spor araba değiştirilebilir tahvili mümkün convertible bonds tahviii kabil bonolar convertible money madeni paraya çevrilebilen kâğıt para |
|
|