| English | Türkçe |
| bedchamber | (i). yatak odası.... |
|
| yard | i., f. avlu; odun deposu gibi üstü açık işyeri; istasyon çevresinde tren manevra yeri; kışın ormanda geyiklerin toplandı... |
|
| transparent | s. şeffaf, berrak, saydam cam gibi; açık vazıh, aşikâr. transparently z. şeffaf olarak. transparentness, transparence i... |
|
| wag | i. şakacı kimse, latifeci kimse. waggery i. şaka, latife; mizah.... |
|
| countryman | (i). vatandaş, hemşeri; taşralı.... |
|
| conclude | (f). bitirmek, son vermek; neticelendirmek, sonuçlandırmak; bir karara varmak; netice çıkarmak, istidlâl etmek; bitmek... |
|
| circe | i Homer'in ''Odisesinde sihirli bir icki ile erkekleri domuz sekline sokan buyücü kadın; tehlikeli buyucü kadın Circean ... |
|
| monad | i. basit cevher, zerre, atom; biyol. tek hücreli organizma; fels. monad, bölünmez töz. monad'ic(al) s. tözel, monada ai... |
|
| perihelion | i., astr. bir gezegen veya kuyruklu yıldız yörüngesinin güneşe en yakın olan noktası, hadid noktası... |
|
| remand | geri göndermek iade etmek bir mahpusun sorgusunu tamamlamadan başka soruşturma yapılmak üzere kendisini hapishaneye iade etmek geri gönderme bir mahpusu hapishaneye iade etme |
|