| English | Türkçe | | isle | (i.) ada, küçük ada.... |
| | soigne | s., Fr. bakımlı, iyi giyinmiş, colloq. iki dirhem bir çekirdek.... |
| | temporize | f. zamana uymak; başkalarının fikrine uymak, ayak uydurmak; savsaklamak, ihmal etmek; uzlaşmak. temporiza'tion i. zam... |
| | middler | i. üç sınıflı okullarda orta sınıfta olan öğrenci.... |
| | threw | bak. throw.... |
| | dextrose | (i). üzüm şekeri.... |
| | fasces | (i)., (çoğ). eski Roma'da bazı hakimlerin önü sıra taşınan ve ortasında cellat baltası olan değnek demeti, hakimlik semb... |
| | mendacious | s. yalancı; yalan. mendaciously z. yalancılıkla mendacity i yalancılık.... |
| | salvolatile | amonyum karbonat.... |
| | sahara | Büyük Sahra |
|
|