| English | Türkçe |
| goldenrod | (i.) Compositae familyasmdan uzun saplı bir sarı çiçek .... |
|
| loggerhead | i. Atlantik Okyanusuna mahsus çok iri deniz kaplumbağası; Amerika'ya mahsus bir çeşit örümcekkuşu. at loggerheads with... |
|
| canonry, canonship | (i). bir katedral veya kilise özel heyeti üyeliği; bu üyeler grubu.... |
|
| noneffective | (s.), (i.) tesirsiz, etkisiz; (ask.), (den.) hizmete yaramaz (kimse).... |
|
| philippopolis | i. Filibe'nin eski ismi.... |
|
| exenterate | (f.), (tıb.) bir uzvu kesip çıkarmak.... |
|
| bending | i. eğme, bükme, kıvırma, inhina, meyil. bending claw kıskaç. bending iron eğme demiri. bending machine eğme makinas.... |
|
| brocatel | i. yüksek kabartmalı bir çeşit kumaş; özellikle ispanya ve italya'ya has bir çeşit renkli süs mermeri.... |
|
| eisteddfod | (i). Gal ülkesinde edebiyatçılarla saz şairlerinin yıllık yarışması.... |
|
| canard | uydurma asılsız haber |
|