| English | Türkçe | | cursory | (s). gelişigüzel, aceleye gelen, dikkatsizce yapılan. cursorily (z). gelişigüzel olarak, bir bakışta, çabucak. a cursor... |
| | taxpayer | i. vergi veren kimse, vergi mükellefi.... |
| | hell, hell | (i)., ünlem cehennem; azapçekilen yer; ünlem Kahrolsun! a hell of a lot argo çok fazla. be hell on argo zararlı olmak;... |
| | nubble | (i.) ufak yumru. nubbly (s.) ufak yumrularla dolu.... |
| | fiddle | (i)., (f)., (müz)., (leh). veya alay keman; (den). fırtına olduğu zaman tabaklar düşmesin diye so'fra kenarına çekilen... |
| | cardiograph | (i). kardiyograf cardiograph'ic (s). kardiyografi ile ilgili. cardiog'raphy (i). kardiyografi.... |
| | sudorific | s., i., tıb. terletici (ilâç).... |
| | vile | s. aşağı, aşağılık, değersiz; alçak, rezil, habis, şeni, pespaye; kötü, iğrenç nefrete lâyık, çirkin, pis. vile'ly z. a... |
| | redivivus | (s.) canlandırılmış, hayat verilmiş.... |
| | roc | anka kuşu |
|
|