| English | Türkçe | | kit | i. yavru kedi encik enik.... |
| | hobo | i (çog hobos veya hoboes) gezici rençper; serseri kimse, aylak kimse, boş gezenin boş kalfası.... |
| | mortal | s., i. ölümlü, geçici, fani; insani, beşeri; öldürücü, amansız; ölümcül; k.dili çok büyük; k.dili uzun ve sıkıcı; k.di... |
| | modality | i. şekil, usul, tarz; man. bir önermenin gerekliliğini, imkân veya imkansızlığını ifade eden hal; tıb tedavi usulü vey... |
| | pinnule | i., bot. bileşik yaprakların tekrar tekrar bölünmesinden meydana gelen yapracık; zool. küçük kanat gibi organ veya kı... |
| | faith | (i). inanç, itikat, iman; güven, itimat,emniyet, tevekkül; din; sadakat, vefa. faith cure itikatla şifa bulma. faith hea... |
| | bodily | s., z. bedeni, bedensel; maddi; z. bütün olarak, tamamen, kamilen... |
| | broad-gauge | s., d.y. raylar arasında 15 m'lik veya daha geniş mesafe olan, geniş hat meydana getiren; A.B.D., mec. her şeyi ilginç b... |
| | take | f. (took, taken) almak; götürmek; kapmak; yakalamak, gasp etmek; tuzağa düşürmek; kazanmak; seçmek; satın almak; kir... |
| | vulgate | Kutsal Kitabın dördüncü yüzyıl sonunda Hieronymus tarafından yapılan Latince tercümesi Vulgata bu tercümeye ait |
|
|