| English | Türkçe | | cucullate | (s)., (bot)., (zool). külahlı, kukuleteli.... |
| | shire | (i). ingilterede eyalet, sancak, liva, kontluk.... |
| | souther | i. güney fırtınası.... |
| | licentious | s. ahlâksız, şehvet düşkünü, uçarı. licentiously z. ahlâksızca. licen tiousness i. ahlâksızlık.... |
| | slosh | f., i. suda veya çamurda çırpınıp etrafa sıçratmak; suya sokup çalkalamak; i. çamurlu kar. slosh'y s. çamurlu.... |
| | recollect | (f.) hatırlamak. recollection (i.) hatıra; hatırlama; hatırlanan şey.... |
| | haik | (i.) Arapların başları ile beraber vücutlarına sarındıkları kumaş, ihram, çarsaf.... |
| | igneous | s., jeol. ateş Isısıyla meydana gelmiş (kaya), volkanik; ateşe ait; ateş gibi, ateşli.... |
| | dolly | (i).,(ç).dili bebek, kukla; (mak). tekerlekli kriko; iki tekerlekli yük taşıyıcısı; filim veya televizyon kamerasını ta... |
| | bambino | bebek çocuk sanat eserlerinde isa'yı temsil eden çocuk tasviri |
|
|