| English | Türkçe |
| allow | (f). bırakmak, izin vermek, müsaade etmek; tasvip etmek; tasdik etmek; hesaba katmak, saymak; itiraf etmek, kabul et... |
|
| esthonie | (i.) Estonya. Esthonian (s.), (i.) Estonya'ya özgü: (i.) Estonyalı: Estonya dili.... |
|
| prurient | s. şehvet düşkünü; istekli, arzulu. prurience, pruriency i. şehvet; istek. pruriently z. şehvetle.... |
|
| mutton | i. koyun eti. mutton chop koyun pirzolası.... |
|
| selectman | i. A.B.D.'nin bazı eyaletlerinde belediye meclisi üyesi.... |
|
| phage | (sonek)... |
|
| ustulate | s. yanık, yanık renkli. ustula'tion i. yanma; ecza. nemli maddeleri kurutma.... |
|
| pyrogenic | , pyrogenous s. ateşten oluşan; tıb. ateş husule ge- tiren.... |
|
| highjack | (bak). hijack.... |
|
| coiner | para basan kimse ing kalpazan yeni kelime ve deyimler icat eden kimse |
|