| English | Türkçe |
| glaze | f., i. pencereye cam takmak; sırlamak, üstüne cam veya cam gibi bir tabaka geçirmek; cam gibi olmak; ince ve şeffaf bir ... |
|
| fledge | (f). tüyleri çıkıncaya kadar beslemek; tüylendirmek; uçmak için tüy çıkarmak, tüylenmek.... |
|
| lower | s., z. daha aşağı; daha alçak. lower case minüskül, küçük harf. lower chamber halk meclisi, avam kamarası. lower clas... |
|
| stoke | f. ateşi karıştırmak, ateşe kömür atmak. stoker i. ateşçi; ateşe kömür atan cihaz.... |
|
| suggestive | s. manalı imalı; müstehcen. suggestively z. imalı bir şekilde. suggestiveness i. manalılık.... |
|
| nock | (i.), (f.) okun arka ucundaki kertik; yayın iki ucunda kirişi tutmaya mahsus kertik; (f.) oku yay kirişine yerleştirmek.... |
|
| bifoliate | s. iki yapraklı, çift yapraklı.... |
|
| wheat | i. buğday; buğday fidanı. wheat beetle buğday biti. wheat belt buğday yetiştiren mıntıka. wheat rust buğdaypası. whea... |
|
| switchback | i. viraj, dönemeç.... |
|
| cataplasm | yakı |
|