| English | Türkçe | | entity | i. varoluş, varlık, mevcudiyet, vücut, şey, zat; fels. öz, kendilik, mahiyet.... |
| | washroom | i. tuvalet.... |
| | mimesis | i. benzetme, taklit; biyol. benzeme, renk ve biçimine girme.... |
| | spindle | i., f. eğirmen, kirmen, iğ; iğ mihveri, mil, dingil; sığlık veya kayalıklan belirten fener direği; takriben 13800 met... |
| | xenon | i., kim. ksenon.... |
| | peen | i. çekiç başının aksi ucu.... |
| | alack | ünlem, eski Ah, vah I alackaday ünlem Yazık, eyvah!.... |
| | sass | i., f., k.dili küstahlık; f. küstahça hitap etmek, dil uzatmak.... |
| | devilish | (s). şeytanî, şeytan gibi; melun; pervasız; (k).dili çok, fazla, aşırı. devilishly (z). şeytanca. devilishness (i). şe... |
| | astrodome | uçağın üst kısmında gökcisimlerini gözlemek için yuvarlak pencere |
|
|