| English | Türkçe | | rarity | (i.) nadirlik, seyreklik, nedret; nadir şey.... |
| | parsley | i. maydanoz, bot. Petroselinum crispum cow parsley, wild parsley yaban maydanozu, bot. Anthriscus sylvestris. fool's par... |
| | cotyledon | (i)., (bot). tohumdan ilk çıkan tek veya çift çenekli yaprak, kotiledon.... |
| | pewee , peewee | i., zool. bir çeşit sinekyutan.... |
| | chap | (i)., (f). çatlak, yarık (özellikle ciltte); (f). cildi çatlatmak, kızartmak, sertleştirmek (soğuk); toprağı, tahta vb... |
| | trickish | s. hile kabilinden, hilekâr; hüner isteyen. trickishly z. hile ile trickishness i. hile, hilekârlık.... |
| | booboo | i., (argo) gaf, hata.... |
| | march | i., f. asker yürüyüşü; resmi yürüyüş; ilerleme, gidiş; asker yürüyüşü ile bir günlük yol; muntazam adımla yürüyüş; müz.... |
| | venturous | s. gözüpek, atılgan, cesur, cüretli; riskli, tehlikeli. venturously z. atılganca cesaretle. venturousness pervasızlık... |
| | crone | kocakarı ihtiyar kadın |
|
|