| English | Türkçe | | floccose | (s). yün gibi, yünlü, (bot). top top yumuşak tüylü.... |
| | draw | (f). (drew, drawn) çekmek, sürüklemek; (kuyudan su) çekmek; silah çekmek; cezbetmek, ilgi çekmek; çizmek, resmetmek, ... |
| | dehydrate | (f). suyunu çıkarmak; suyu çıkmak.... |
| | iniqultous | s. günahkar, haksız, kötü, kanuna aykırı. iniquitously z. günahkarca; haksızca.... |
| | sunbonnet | i. güneş şapkası.... |
| | unstrap | f. (-ped,-ping) kayışını çıkarmak veya gevşetmek.... |
| | supratemporal | s., zool. şakak üstü (kemiği).... |
| | harmful | (s.) zararlı, fena, ziyan verici. harmfully (z.) zarar verecek şekilde. harm fulness (i.) zararlılık, ziyankarlık .... |
| | vandal | i., s. vandal; s. vahşi, yıkıcı. vandalism i. vandalizm.... |
| | sniggle | İng yılan balığı yuvasına olta atarak avlamak tuzak kurmak tuzağa düşürmek |
|
|