| English | Türkçe | | unconqenial | s. uyuşamayan; sıkıcı, tatsız.... |
| | negative | s. olumsuz, menfi; mat. negatif, menfi; aksi, ters; elek. menfi, negatif; gram. olumsuz, onaysız. negative evidence ol... |
| | dereliction | (i). terk, terkediliş; ihmal, görevi yerine getirmede kusur; (huk). deniz veya suyun çekilmesiyle toprak kazanma.... |
| | dr | (kıs). debit, debtor, drachma, dram, drawer.... |
| | chateau | (i)., (çoğ -teaux). şato Fransız tipi büyük köşk.... |
| | yip | f., i. havlamak; i. havlama.... |
| | unreasonable | s. mantıksız, muhakemesiz; makul olmayan; aşırı, müfrit. unreasonableness i. mantıksızlık; makul olmayış. unreasonably... |
| | mastoid | s., i., anat. birçok memeli hayvanda kulak arkasındaki yuvarlak kemik çıkıntısına ait; bu kemik çıkıntısına yakın; kad... |
| | pother | i., f. boğucu toz veya duman bulutu; telâş, gürültü, karışıklık, şamata; f. başını ağırtmak, üzmek, sinirlendirmek; gü... |
| | planimeter | planimetre düz bir alanın yüzolçümünü ölçen alet planimetry yüzölçümü ölçme usulu |
|
|