| English | Türkçe | | dene | (i)., (ing). deniz kenarında bulunan kumlu yol veya tepe.... |
| | race | i. kök, zencefil kökü, kök zencefil. race ginger kök zencefil.... |
| | veratrine | i., kim. veratrin.... |
| | unfailing | s. gevşemeyen, yorulmaz, zayıflamayan; yanılmaz, şaşmaz, güvenilir; sadakatli; tükenmez, nihayetsiz. unfailingly z. daim... |
| | potlatch | i. (Kuzey Pasifik sahilinde oturan Kızılderililerde) hediye; kış festivali; misafirlere hediye dağıtılan ve eşyanın ta... |
| | flare | (f)., (i). birden alevlendirmek veya alevlenmek; çan şeklinde yaymak veya yayılmak; meşalelerle işaret vermek; (i). göz... |
| | involute | (s.), (i.) dolaşık, müşkül, karışık, girift; (bot.) içeriye kıvrılmış; (zool.) bazı böcek kabukları gibi içeriye kıvrıl... |
| | germander | i. kısa mahmut otu, yer meşesi. wall germander yer meşesi, meşecik, bot. Teucrium chamaedrys. water germander sarmısa... |
| | opus | i. (çoğ. opera) eser; kitap; müzik parçası, opus.... |
| | sanction | tasdik teyit müeyyide kanuna itaatsizlik cezası gen çoğ milletlerarası bir kanunu çiğneyen devlete karşı diğer birkaç devletin birleşerek aldık ları zorlatıcı tedbir tasdik etmek teyit etmek tasvip etmek |
|
|