| English | Türkçe | | 1-onerous | s. ağır; sıkıntılı, ağırlık verici; huk. bir hakkı daraltıcı. onerously z. sıkıntılı olarak. onerousness i. sıkıntı. | | 2-onetrack | s. tek yollu; ısrarcı, şaşmaz. | | 3-onehanded | s. tek elli; bir elden çıkmış. | | 4-oneway | s. tek yönlü. | | 5-oneeyed | s. tek gözlü. | | 6-oneiric | s., psik. düşsel. | | 7-oneirocritic | i rüya yorumcusu. oneirocritical s. rüya yorumlayan. | | 8-onelegged | s. tek bacaklı, topal. | | 9-onesided | s. tek taraflı. | | 10-onestep | i. tek adım dansı. | | 11-oneself | zam. kendisi, bizzat, kendi kendine. | | 12-one | s.,i., zam. bir; tek; aynı; i. bir tane; biri, birisi; adam, kimse, kişi; bir rakamı; zam. birisi, biri; herhangi biri. one and all hepsi, her biri. one another birbirlerini. one and sixpence eski, İng. bir şilin altı peni. one by one birer birer. one man one vote herkese tek oy hakkı. one-man show bir ki- şinin oynadığı veya önemli olduğu sahne oyunu veya sirk. one-night stand tiyatro bir şehirde bir temsil için kalma. at one beraber, birleşmiş, uyuşmuş. They were made one. Evlendiler; birleştiler. oneness i. birlik bir olma. | | 13-oneiromancy | i. rüya vasıtasıyle falcılık. | | 14-onehorse | s. tek atlı; ikinci derecede, adi. |
|