eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-object (i.) şey, madde, görülür veya dokunulur şey, nesne, obje; hedef, nişan, amaç; (gram.) nesne. object at issue (huk.) anlaşmazlık konusu; iddia olunan şey. object glass bir mikroskop veya teleskopun hedefe yakın olan merceği veya mercekleri, objektif. object lesson ibret. direct object nesne. indirect object tümleç, ikinci nesne. Money is no object. İş parada değil. objectless (s.) gayesiz, amaçsız.
2-object (f.) itiraz etmek, uygun görmemek, razı olmamak; karşı gelmek; itiraz olarak ileri sürmek.
3-objectify (f.) nesnelleştirmek.
4-objection (i.) itiraz; itiraz etme; itiraz sebebi. objectionable (s.) itiraz edilebilir, yolsuz. His actions were objectionable. Terbiyesizce davrandı.
5-objectivism (i.), (fels.) nesnellik taraftarlığı; (güz.) (san.) nesnel öğeler kullanma eğilimi.
6-objective (s.), (i.) objektif; öznel olmayan, dıştan olan; gerçek; (gram.) nesneye ait; nesnel; amaca ait; (i.) hedef; gram nesne; mikroskop veya teleskopta objektif (mercek). objective case ismin (i.) hali. objectively (z.) nesnel olarak. objectiv'ity (i.) tarafsızlık.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
uzatmakTr > Eng16:33:09
işbirliğiTr > Eng16:29:37
possibleEng > Tr16:27:04
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
sugary s. şekerli, şekere benzer, şeker gibi; fazla nazik. sugariness i. şekerlilik; şekerlenmiş olma....

ultimo z., (eski) geçen ayda....

brioche i., Fr. paskalya çöreği hamuru ile yapılmış tatlı çörek....

procure f. tedarik etmek, elde etmek, edinmek, kazanmak; istihsal etmek; ettirmek, yaptırmak; pezevenklik etmek. procurement ...

leech i. sülük, zool. Hirudo medicinalis; eski doktor, hekim; tıb. hacamat, şişe veya boynuzla kan alma; çanak yalayıcı kims...

rayon (i.) suni ipekli kumaş....

phenomenon i. (çoğ.- na) görüngü ve olay, fenomen; olağanüstü şey, harika....

deliberate (s). kasti, önceden düşünülmüş,mahsus ; düşünceli, ihtiyatlı, tedbirli, telaşsız, aklı başında, ağır. deliberately (z)....

materiality i. maddilik, cismanilik; maddiyet; lüzum, önem....

vibraculum çoğ la zool yosunsu hayvanların uzun ve kamçı şeklindeki korunma organı

TürkçeEnglish
zirve toplantısı summit meeting....

ideal the idea of something that is perfect; something that one hopes to attain. model of excellence or perfection of a kind; ...

lep Students are those who have been found to be eligible for bilingual education....

malt Grain soaked in water to soften it, induce germination, and activate its enzymes The malt is then used in brewing and di...

nefer private. private soldier....

tüplük rack for test tubes....

kolik colic. colonic....

kaydolmak to enrol. to enroll....

raf shelf....

törpülemek to file to rasp