| English | Türkçe |
| communication | (i). haberleşme; ulaşım; ulaştırma; bağlantı irtibat; haber, mektup. Minister of Communications Ulaştırma Bakanı.... |
|
| loin | i. bel; etin fileto kısmı. loincloth i. peştemal, kuşak. fruit of the loins nesil, kuşak. gird up one's loins beline k... |
|
| underprivileged | s. başkalarına sağlanan imkanları olmayan. the underprivileged imkânları kıt olanlar.... |
|
| fane | (i). mabet, küçük mabet.... |
|
| brief | s., i., f. kısa, muhtasar, birkaç kelime ile ifade edilen; i. özet, hulâsa; huk. dava özeti; lâyiha, yazılı belge; üzeri... |
|
| rubiginous | s. pas renkli, kahverengimsi kırmızı.... |
|
| indignity | i. hürmetsizlik, hakaret, yakışıksız muamele.... |
|
| operate | f. iş görmek, işlemek; etkilemek; borsada alışveriş yapmak (özellikle spekülasyon için); tıb.ameliyat et- mek; işletmek... |
|
| agio | (i). para farkı, acyo.... |
|
| bedesman beadsman, | başkalarına dua etmekle hayatını kazanan kimse duahan |
|