| English | Türkçe |
| marriageable | s. evlenecek yaşta, yetişmiş.... |
|
| hideout | (bak). hideaway.... |
|
| hetero | (s). karşı cinse ilgi duyan, homoseksuel olmayan.... |
|
| pyrogallate | i., kim. pirogalol tuzu veya ruhu.... |
|
| afoot | (z). ayakta; yataktan kalkmış; hareket halinde, ilerlemekte.... |
|
| disarrange | (f). karıştırmak, dağıtmak, düzenini bozmak. disarrangement (i). karışıklık, düzensizlik, dağınıklık.... |
|
| luck | i. talih, şans, baht, ikbal; uğurlu şey. as luck would have it şansıma. down on one's luck talihsiz, bahtsız. for luck... |
|
| legitimist | i. kanuni yetkiyi onaylayan kimse; özellikle Fransa'da Bourbon krallığı taraftarı; İspanya,da Don Carlos partisi taraft... |
|
| hike | (f)., (i). engebeli arazide uzun yürüyüş yapmak; (etek) toplamak; fiyatı yükseltmek; kaldırmak; (i). uzun ve çetin yür... |
|
| rapier | dar ve uzun kılıç meç rapier thrust meçle vuruş iğneli söz |
|