| English | Türkçe | | gentry | i., çoğ. İngiltere'de orta sınıf; aydın tabaka, belirli bir sınıfa küçültücü nitelikte verilen isim: the lightfingered... |
| | mutiny | i., f. isyan, kıyam, başkaldırma, ayaklanma (bilhassa asker veya gemici); f. isyan etmek, ayaklanmak.... |
| | profile | i., f. yüzün yandan görünüşü, profil; yüzün yandan çekilen resmi; kısa biyografi, karakter portresi; mim. bir binanın ... |
| | seta | (i.) (çoğ. setae) (biyol.) domuz kılına benzer sert uzantı; ince diken.... |
| | trill | f., i. sesi titremek veya titretmek; titrek ses ile söylemek veya terennüm etmek; i. sesin titremesi; müz. titrek ses;... |
| | coy | (s). cilveli, nazlı; çekingen, mahcup, utangaç. coyly (z). cilveli olarak; mahcubâne. coyness (i). mahcubiyet, çekin... |
| | grangerize | (f.) içinden sayfaları keserek kitablı düzenini bozmak.... |
| | backer | (i). arka, yardım eden kimse, tarafını tutan kimse; yarışta bir ata para koyan kimse.... |
| | ultrahigh frequency | (radyo) 300 ile 3000 megasikl arasında frekans, kıs. uhf.... |
| | bedless | yataksız karyolasız |
|
|