eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-nightcap (i.) gece başlığı, takke; yatmadan önce içilen içki.
2-nightclub (i.) gece kulübü.
3-nightfall (i.) akşam vakti, akşam karanlığı.
4-nightjar (i.) çobanaldatan, (zool.) Caprimulgus europaeus.
5-nightlong (z.), (s.) gece boyunca (süren).
6-nightmare (i.) kabus, karabasan.
7-nightshade (i.) itüzümü, köpeküzümü, (bot.) Solanum nigrum. woody nightshade yaban yasemini, (bot.) Solanum dulcamara.
8-nightspot (i.), ABD, (k.dili) gece kulübü.
9-nightstick (i.), ABD cop.
10-nightwear (i.) yatak kıyafeti.
11-night i. gece, gece vakti; akşam; karanlık; cehalet. night and day gece gündüz, daima, durmadan. night blindness gece körlüğü. night clothes yatak kıyafeti. night crawler A.B.D., k.dili geceleri çıkan bir çeşit solucan. night editor gece çalışan gazete yazı işleri müdürü. night latch Yale kilidi. night letter geceleri ucuz fiyatla gönderilen telgraf, ELT. night owl geceleri geç yatmayı âdet edinen kimse. night school gece okulu. night soil geceleri boşaltılan pislik. night table komodin. night vision karanlıkta görme özelliği; gece görülen hayalet. night watch gece bekçisi; gece nöbeti. a night out hizmetçilerin izinli oldukları gece. all night long bütün gece, sabaha kadar. by night geceleyin,nightly gece meydana gelen
12-night blooming cereus çiçekleri yalnız gece açılan bir kaktüs, (bot.) Selenicereus grandiflorus.
13-nighthawk (i.) çobanaldatan, keçisağan, (zool.) Caprimulgus europaeus; geceleri geç yatma adeti olan kimse.
14-nightlight (i.) gece kandili, gece açık bırakılan loş ışık.
15-nightside (i.) ay veya gezegenin güneş ışığında olmayan tarafı; herhangi bir şeyin karanlıkta olan yanı.
16-nightsight (i.) karanlıkta bir silâhı hedefe yöneltmek için kullanılan elektronik cihaz.
17-nightviewer (i.) karanlıkta manzarayı ekran üzerinde gösteren elektronik cihaz.
18-nighty (i.), ABD (k.dili) gecelik.
19-nightingale (i.) bülbül, (zool.) Luscinia megarhynchos.
20-nightshirt (i.) erkeklerin giydiği gecelik entarisi.
21-nightrider (i.) geceleri baskın yapan atlı ve maskeli çeteye mensup kişi.
22-nightgown (i.) gecelik.
23-nighttime (i.) gece vakti.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
özellikleTr > Eng12:36:07
duygusallıkTr > Eng12:27:30
şüğEng > Tr16:44:50
ALİŞEng > Tr16:44:07
ğıöüçğıöşEng > Tr16:43:00
skullcapEng > Tr15:32:56
force majorEng > Tr12:50:24
forcemajorEng > Tr12:50:16
paskalEng > Tr12:33:59
ilginçTr > Eng02:16:51
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
outskirts i. varoş, civar, dış mahalleler....

urino- (önek) idrar....

mosquito i. sivrisinek. mosquito fleet den., argo kücük harp gemilerinden meydana gelen donanma. mosquito net cibinlik. mosqui...

recitative (s.) ezber şeklinde, hikaye söyler gibi....

pulchritude i. güzellik, zarafet. pulchritu'dinous s. güzel, zarif....

abuse (f). kötüye kullanmak; suiistimal etmek; zarar vermek, incitmek; sövüp saymak, küfür etmek; şerefini lekelemek; Irza ...

fount (i). pınar, kaynak, memba, çeşme; (bak). font....

generate f. husule getirmek, vücut vermek, hâsıl etmek; çocuğu olmak, doğurmak, yavrulamak; geom. çizmek....

surcingle i., f. palan kolanı; kil. papaz cüppesinin kuşağı, zünnar; f. kolan veya kuşakla bağlamak....

damp nemli rutubetli yaş nem rutubet kömür ocaklarında hâsıl olan zararlı bir gaz boğmak söndürmek yavaşlatmak durdurmak ıslatmak nemlendirmek damp down ağır yansın diye ateş üzerine yaş kömür vb'ni dökmek küllemek sindirmek damp off bahç bir mantar hastalığı ile çürüyüp dökülmek dampness rutubet nem

TürkçeEnglish
farad The basic unit of capacitance A capacitor has a capacitance of 1F when a charge of 1 volt across the capacitor produces ...

lake A body of fresh or salt water entirely surrounded by land Lake Como in Italy is a fresh water lake, but the Great Salt L...

kaplama plated. lining. covering. plating. veneering. facing. skin. overlay. casing. cowl. encrustation. incrustation. overlap. ...

magma Molten rock; referred to as lava when extruded onto the Earth's surface. molten material located beneath the Earth's sur...

jenerasyon generation....

yazılı written. contract in writing. enrolled in. registered in. written examination....

olanaksız impossible....

sürücü driver. projectile. drover. propellor. chauffeur. carman. coach driver. spreader. impellent. mover. postillion. pusher. ...

nesne article. object. objective. objective case....

damıtılma distillation